Yurtdışındaki Seçkin Liselerden Şirket Yöneticiliklerine

Yurtdışındaki Seçkin Liselerden Şirket Yöneticiliklerine

Yurtdışında eğitimle ilgili herhangi bir yazı okursanız, size muhtemelen yurtdışında eğitimin kültürler arasında nasıl güçlü bağlar kurduğundan, öğrencilerin yabancı dillerini nasıl geliştirdiklerinden, bu yurtdışı eğitim deneyimlerinin gelecek kariyerleri için nasıl derin tesirleri olacağından bahsedecektir.

Yurtdışında eğitim almanın öğrencilere getirileri sıralanırken, “daha küçük yaşta bir birey olarak kendi ayakları üzerinde durabilme, aşina olmadığı bir yerin sistemine uyum sağlayabilme, maddi manevi sorumluluklarını bilerek hareket etmeyi öğrenme” gibi daha özsel gelişimler genelde arka plana atılır, kimilerince de çok önemsenmez. Bu yazıda bu tecrübelerin ve elbette genel olarak yurtdışında okumanın ne kadar kıymetli olduğunu çoğumuzun yakında tanıdığı bazı isimler üzerinden anlatmaya çalışacağız.

Önce 20-30 sene öncesine, hatta belki biraz daha eskilere gidelim. Türkiye’nin önde gelen iş adamları, zenginleri, ailelerinin adlarıyla tanınır ve aile büyüğü ile her daim vizyonda olurdu. Genellikle Anadolu’nun çeşitli yerlerinde büyüyen bu girişimci insanların büyükşehirlere ve özellikle de İstanbul’a yerleşmeleriyle Türkiye ekonomisinin önemli yapıtaşları olan bu ailelerin küçük çaplı başlayan işleri, yıllar içinde dünyanın en büyük şirketlerine evrildi.

Türkiye’nin en köklü aileleri çocuklarını yurtdışında okutuyor

Büyük oranda yükseköğrenim görme imkânı bulamadan iş hayatına atılan bu köklü ailelerin o zamanki reisleri, adeta “Biz okuyamadık, bari çocuklarımız en iyi yerlerde okusun” dercesine eğitime önem verdiler. Koç ve Sabancı ailelerinin, eğitim camiamıza dünya çapında tanınan çağdaş liseler, üniversiteler, vakıflar kazandırmalarına kadar giden yolda, eğitimin, özellikle de yurtdışında eğitim görmenin çok önemli bir kilometre taşı olarak yer aldığını görüyoruz.

Türkiye’nin en iyi okullarında rahatça okuma imkânı olan bu ailelerin sonraki kuşak gençlerinin yurtdışında eğitimi seçmesinin nedenlerinden biri elbette ki yukarıda bahsettiğimiz “sorumluluk” çıtasının yükseltilmesidir. Eğitim tercihlerinin yeni kuşaklara gelindikçe değiştiği bu aileler, yurtdışında alınan eğitimlerin neticesinde daha modern yapılara bürünecek ve şirket içi yönetim modellerini bile değiştireceklerdi. Yurtdışından hem akademik hem de hayat tecrübesi anlamında üstün niteliklerle dönen bugünün ünlü iş adamları ve iş kadınları, tüm tecrübelerini ve eğitimlerini işlerine aktararak bayrağı büyüklerinden devralıyorlar ve bu köklü holdinglerin üst düzey yöneticileri, CEO’ları olarak hizmet vermeye devam ediyorlar.

Liseyi bitiremeyen Vehbi Koç’tan liseyi İsviçre’de okuyan Mustafa Koç’a

“O aileden gelsem ben de CEO olurdum” diyenler çıkacaktır ama gerçek hayatta işler hiç de öyle yürümüyor. İnsan kendini geliştirme fikrinden ve motivasyonundan cayarsa, küresel vizyonu takip etmeyi bırakırsa tüm hedefleri tepetaklak olabiliyor. Şimdi, Koç, Sabancı, Karamehmet ve Doğan gibi ailelerin yurtdışında eğitim almakla ilgili tecrübelerine kısa kısa göz gezdirelim.

Liseyi bitiremeden iş hayatına giren Vehbi Koç’un aksine, önce oğlu Rahmi Koç, sonrasında da şu an Koç Holding’in başında yer alan Mustafa Koç, eğitim hayatlarına yurtdışında devam ettiler. Mezunları arasında dünyaca ünlü isimlerin bulunduğu Amerika’daki Johns Hopkins Üniversitesi’ni bitiren Rahmi Koç’un ardından, Mustafa Koç bayrağı daha da ileri taşıdı ve yurtdışında eğitimle çok daha küçük yaşta, daha lise yıllarında tanıştı. Lise eğitimini İsviçre’deki Lyceum Alpinum Zuoz’da tamamlayan Koç’un yurtdışı eğitim serüveni George Washington Üniversitesi’nde sürdü. Her zaman için Koç Ailesi ile anılan Sabancı Ailesi de eğitime en az Koç’lar kadar değer verenlerden. İkinci ve üçüncü kuşak birçok Sabancı, eğitimlerini yurtdışında tamamlarken, aile aynı zamanda holding olarak da Türk eğitim dünyasına katkıda bulunmaya devam ediyor.

Yurtdışı Boarding School’larına büyük ilgi

Özellikle medya sektöründeki varlığıyla tanınan Aydın Doğan da tıpkı Vehbi Koç gibi kendi yükseköğrenim alamayıp çocuklarını en iyi okullarda okutmaya çalışanlardan. Arzuhan Doğan Yalçındağ, Londra’da Amerikan Üniversitesi İşletme bölümünü bitirirken, Vuslat Doğan Sabancı Colombia Üniversitesi’nde Uluslararası Medya ve İletişim alanında master yaptı. Hanzade Doğan da dünyaca ünlü London School of Economics’i bitirerek yürüdüğü yolda Doğan Gazetecilik’in CEO’su oldu. Bugünün Doğan Holding’inin üç en üst düzey yöneticisi de eğitimlerinin belli bir bölümünü yurtdışında tamamlamış olarak sahip oldukları mevkilere eriştiler.

Turkcell’i kurarak nasıl bir müteşebbis olduğunu gösteren Mehmet Emin Karamehmet de yurtdışında eğitim aldıktan sonra meslek hayatında ilerleyen ve Türkiye’nin en zenginleri arasına girenlerden. Kuruluşu 1871 yılına kadar giden, İngiltere’nin en prestijli boarding school’larından (özel yatılı okul) Dover College’da öğrenim gören Karamehmet, müteşebbis düşüncesinin temellerini belki de burada aldığı felsefeyle atıyor, daha çok genç yaşlarda kendisini böylesine geliştirmesinin ödüllerini ise daha sonra topluyordu.

Tepe yöneticilerden öğrencilere “mesaj” var

Görüldüğü üzere, Türkiye’nin tepe yöneticileri ve hatta bu yazıda sözünü etmediğimiz daha birçok önemli iş ve siyaset insanı, sanatçı ve akademisyen lise eğitimlerini ya da üniversite yıllarını yurtdışı okullarında geçirdiler. Eğitim hayatının büyük bölümünü üniversite de dâhil olmak üzere İsviçre’de geçiren Halil Bezmen, lisans ve yüksek lisans eğitimini North West London University’de tamamlayan Osman Çarmıklı, yine yüksek lisans eğitimini İngiltere’de alan Akkök Şirketler Grubu’nun kurucusu Raif Dinçkök gibi birçok isim, yurtdışında aldıkları bu eğitimlerle yükseldiler ve birer marka haline geldiler.

Yıllar geçti ve artık bu önemli isimlerden sonra gelen kuşaklar yurtdışında okumaya daha da önem verir hale geldi. Birçok büyük holdingin yönetim kurulları adeta uluslararası eğitim fuarı gibi rengârenk ve CV’lerin “eğitim” bölümlerinde tonlarca uluslararası prestijli okulun adı yazıyor.

Siz de bir veli ya da bir öğrenci olarak kararınızı verin ve Türkiye’deki kaliteli eğitimle benzer maliyetlerdeki yurtdışı okullarını araştırın. Sadece akademik anlamda değil, hayata bakış ve vizyon anlamında da yukarıda sıraladığımız ünlü örnekleri tekrar gözden geçirin ve kararınızı verin. İnanın pişman olmayacaksınız.

Globalise gibi ciddi danışman firmalara kulak verin

Daha ayrıntılı bilgi ve profesyonel yardım içinse Globalise ile bir araya gelip uzman eğitmenlerin yönlendirmeleriyle çocuğunuz ya da kendiniz için en güzel kararları alın.